26 Ağustos 2009 Çarşamba

tatilim geldi..hemde çookkkk


Yaklaşık 45 gündür şehir dışına çıkıp şöyle bi otelde kafa dinleyemedim...ee hal böyle oluncada insanın aklına yaptığı tatiller geliyor..birini paylaşayım dedim..

 Öküzümle herşeyi ayarlamışız..uçak biletleri, otel rezervasyonu herşey ayarlanmış ama gitmeye 10 gün kala en kakasından kavga ettik..ben yemin ettim bi daha seni ararsam annemin ölüsünü öpeyim diyeki çok pisimdir bu konuda..bunu sırf onu aramamak için yaptım yoksa dayanamaz arardım...o öküzde gurur yaptı ben sana ne yaptımki böyle yemin ettin diye aramadı sağolsunJ hal böyle olunca pat diye tatil günü geldi..herşey hazır ama biliyorum bu uyuzluk edecek gelmeyecek..aynısı geçen senede olmuştu yine herşey hazırdı ve biz kavga etmiştik ben de kız kardeşimi alıp gitmiştim otele bu iyice bi göt olmuştu...aklı sıra o gelmezse benimde gitmeyeceğimi sanmıştı..hala o mantıkla olaya baktığını nerden bilecektim ki..bundan ses çıkmayınca ablamı aradım...oğuzu gönder dedim (şu pipisine babasının dedesinin adını veren yeğenim) çocukta allahtan arıyor zaten..onun uçak biletini iptal ettirdim farkını ödeyip oğuza bilet aldım (nasıl oluyor bu iş başkasının adına olan bileti nasıl iptal ettirirsin demeyin..turizm şirketi müşterimdi ne tatile ne uçak biletine para vermiyor karşılığında tasarım yapıyordum). Ohh dedim oğuz otelde yer gezer oynar kocaman 5 yıldızlı otel bende bi güzel kafa dinlerim diye yanıma 2 tane kitap aldım...daha doğrusu arkadaşım verdi al bak bunları oku çok güzeller diye..bu arada ilk defa uçağa bineceğim...hep tırsmışım uçaktan ama antalya çekilecek mesafe değil bir sene önce şaftım kaymıştı yollarda..hem korkudan, hem heyecandan hem de havaşın servisini kaçırırım diye uyumadım..uyumadım da ne oldu yine kaçırdım havaşı..önce şehirlerarası bir otobüse bindik..sonra yolda inip taksiyle havaalanına gittik...o kadar uykusuzdumki koltuğa oturdum, kemeri bağladım bir gürültüyle ürperdim tekerler yere değmiş ankaradayız...dedim ne oldu niye indi bu daha havalanmadan..oğuz yüzüme baktı...”teyze yaa ömründe ilk defa uçağa binmişsin nasıl havalandığını bile görmedin” dedi..dur dur o zaman ankara antalya uçağında görürüm sen merak etme dedim..ama malesef ondada da uyumuşum...her neyse bi şekilde otele vardık..ohh miss tam kafa dinlemelik...ye iç zıç yat bi de kitap oku...ben kendime bi köşe buldum resmini yükleyeceğim..ya orada kitap okuyorum ya da onun yakınına bi şezlong çekip orada...oğuz ama bu durumdan hiç memnun değil..yahu bak dondurmacı orada, acıktıysan git oradan birşeyler al ye..aquaparka git kay...aşağıda birde lunapark var ama yok bizimki illa benimle vakit geçirecek...yok dedim ben kitap okuyacağım...en sonunda patladı bana “keşke inci teyzemle gelseydim sanada bi şezlong alır balkona koyardık kitap okurdun diye” e haliyle üzüldüm çocuğa o zaman benden bişi iste yapacam dedimki demez olaydım..aquadan kayalım dedi..iyide ben sudan korkarım...en son aquadan kaydığımda havuza düşmeme yakın kenarları sıkıca tutunup ucunda kalmıştım...ne kenarlardan inebilmiş ne de havuza atlayabilmiştim..aquayı geri tırmanıp merdivenlerden inmiştim...bir film şeridi gibi  gözümün önüne geldi o an...ama nasıl yalvarıyo hadi kızım cesaret dedim...merdivenleri çıkıyorum ama allamm sanki ölüme giden katil havasındayım...çıktık yukarıya ben en az 10 kişiye sıramı verdim..bizimki nasıl yalvarıyo...hadi nolur hadi nolur diye...tamam dedim atlayacam...bütün cesaretimle saldım kendimi aşağıya...yahu balinamı sandın kendini be kızım kapatsana ağzını burnunu...acemi işte bütün deliklerimden su girdi bedenime...beynim uyuştu kendime gelemedim...bi daha çocuk aquanın lafını bile etmedi o kadar kötü oldum yani...gelelim kitap olayına..kabuk adam..allahım bir adada bir kadının yüzüne bakılmayacak kadar tipsiz...yaralarla dolu bir bedeni olan..uzun saçlı görüp görebileceğin en çirkin adama olan aşkından bahsediyo..kitap boyunca tek merak ettiğim kadının adama verip vermediği...ama bunu öğrenmek için kitabı okumayı bile göze alamadım, arkadaşıma mesaj attım “kitaptan çok sıkıldım bu kadın adama verdimi vermedi mi?” diye..vermemiş cevabını alınca bıraktım kitabı..öbür kitaba başladım..ki o daha komik oldu içimde bulunduğum durumda..murathan mungan ın kadından kentler kitabı..yahu zaten yalnızım ben orada, sen birde tut birbirinden yalnız kadınların birbirinden yalnız şehirlerdeki acınası hikayelerini bana ver oku diye...yok yok dedim bi yolunu bulup kitap almalıyım kendime...aslında oğuza bıraksam kendimi bi sürü erkek ayarlamıştı bana...ben yalnızım diye o da yeğenim diye oteldeki bekar genç türklerimiz bununla kanki oldu...ha bire yanıma gelip gelip..teyze bak öğlen yemeğinde bilmem şu abilerin masasında otursak olurmu? Akşam şu abilerle lunaparka gidelim mi? Oldu başıma pezevenk...hareket gelecekya onunda tatiline...yok teyzem bak ben ne mutluyum böyle..sen takıl abilerle ben yalnızda yerim yemeğimi:D dedim bu çocuk çok sıkıldı şununla bir side turu yapalım..hem kitapta alırım kendime..atraksiyon olsun diye de bisikletle gidelim mi dedim? Tamam dedi bizimki..sordum otele 20 dakikada gidilir dedi..sıçtığımın karısı hiç gittinmi sen, bilmediğin şey hakkında ne ahkam kesiyon orospu  (ama haketti nolur kızmayın) şimdi birde şöyle bir sorun var benim bisikletle ilgili problemlerim var...kalkamıyorum, duramıyorum, dönemiyorum, arkama bakamıyorum ve yanımdan kimse geçmeyecek...ama bir sürmeye başladımmı hiç durmadan gidebilme yeteneğimde var bunların yanında...bisikleti kiraladık adam dediki bi bakın sorun varmı..oğuz bindi kendininkine tamam dedi adam bana baktı...ben nasıl  binerim adamın yanında derhal geri alır...öyle bir seferde bisikleti kaldırdığım nerede görülmüş..sağ sol yaltalanacam olmadı düşecem öyle zank diye nasıl binerim ben...ben odaya çıkacağım bi sorun yoktur muhtemelen dedim gönderdim adamı...adam gidince aldım elime bisikleti otelden bi 50 mt uzakta filan binmeye çalışmaya başladım..ama hakkımı yemeyeyim 3.de bindim...ben öndeyim oğuz arkada..yanımda sürmek yasak..çocuğum ha birede arkaya bakıyor araba gelince haber veriyor ben kaldırıma yaklaşıyorum ayağımı kaldırama koyup duruyorum...kaldırım yoksa sıçtım hayatta duramam...araba geçtikten sonra tekrar düşe kalka biniyorum bisiklete...iyi güzel hoşta be orospu hani 20 dakikaydı 2saat 15 dakikada, antalyanın öğle sıcağında anamız ağladı, pestilimiz çıktı..tamam sorunlarım var ama hızlı sürerim çünkü fren kullanmaktan korkarım, o yüzden yavaşlama diye bişey fazla olmuyor..üff herneyse vardık sideye otoparka gittik adama dedim bunları parkedecem güldü bana ilk bisiklet getiren bizmişiz...parada almadıJ..neyse kitap aldım, yemek yedik falan filan geri döneceğiz ama oturamıyorum ki bisiklete, nasıl bir acı en nadide bölgemde...bacaklarımda ağırmış...taksilerde küçük 2 bisiklet sığmıyor..bi tane doblo taksi buldum yahu parayla götürecek daha bi naz bi naz...75telemi aldı yol boyu susma bilmedi söylene söylene götürdü..panter ben sırf o bisiklete binmemek için sıktım dişimi..tabi otele taksiyle girermiyim, bok sürdürürmüyüm şanıma..100 mt filan kala indik gururla bisikletle bindik otele...hemen resepsiyona gittim kıza söylenmeye ama vardiya değişmişti içimde patladı hırsım...varya sanki tatildeymişim gibi mutlu yazdım bunları...üff acayip tatilim geldi benim...bu yazı çok uzar burada keseyim en iyisi..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder