5 Ağustos 2011 Cuma

Uslu Bir Kız Olursan Şirinleri Bile Görebilirsin Dediler. Gördüm!



Blogger gösterimlerini, gala gecelerini, ön gösterimleri hiç sevmedim. Belki de filme gidenlerin filmi izlemek yerine dakka başı twit atmaları, daha filmden birşey anlamadan sırf dikkat çekmek için filmi yerden yere vurmaları, bedava sirke baldan tatlıdır tutumları yüzünden uzak durdum hep.

Youth Media'dan böyle bir davet gelince yine ön yargıyla yaklaşıp çeşitli bahaneler söyleyerek reddettim. Ama filmde benim küçük kahramanlarım oynuyordu. Bir tarafın hayır Ayn gitmeyeceksin derken diğer tarafım ama ben uslu kız oldum, şirinleri görmek benim de hakkım diye söylenip durdu. Hemen kilit soru olan sosyal medya'dan kaç kişinin davet edildiğini sordum. Bir elin beş parmağını geçmediğini duyunca "tamam o zaman ben varım" dedim.

Açık hava sineması deyince aklıma hemen Taş Devri gelir. Çakmaktaş ailesi ayaklarıyla sürdükleri arabalarını park edip film izliyorlar. CineCity'den içeriye girdiğimde bu düşünce yerini havuz kenarında güneşlenme sevdasına bıraktı anında. Ama bu sefer şezlognlar sinema keyfi için hazırlanmıştı. Üzerlerinde havlu yerine sıcacık polarlar vardı. Ben evden hazırlıklı çıkmıştım üşürüm açık havada diye ama CineCity konuklarını zaten düşünmüştü.




Avrupa yakasından gelince yemek yemeye fırsat bulamadık. Filmin başlamasına 15 dakika kalmıştı sinemaya geldiğimizde. Havuz kenarından gelen güzel kokuları takip edince kendimizi Bistro Color's'da bulduk. Vakit kısa olunca en hızlı ne yiyebiliriz diye sorduk ve o kadar leziz yemeklerin arasında tost yemek zorunda kaldık. Hayır tostda çok şirindi ama menü çok zengin olduğundan aklımız diğer şirinlerde kalmadı değil.




Her ne kadar yemekleri yerken perdeyi görsek de fragmanlar biter bitmez yerimize şirinlemek için kalkttık masadan. Ben sadece şezlonglarda bu keyif sanırken havuzun arka tarafında çimler üzerine uzanmış şirinleri görünce daha da şirinlendim.

İşin içinde ben varsam mutlaka orada bir tuhaflık olacaktır. Hızlı adımlarla koltuğumuza pardon şezlongumuza şirinledik..Herkes yerlerini almış keyifle ekrana bakıyor. Şezlognlar çiftler için çifter çifter şirinlemişler. Bizim şezlognda ise tek başına bir kadın yatıyor. Yan tarafta tekli bir şezlong var. Sizi böyle alsak, bu çift kişilik dedim. Önemli değil böyle izleyelim dedi. Ben tekli şezlonga yattım, benim şirin gitti kadının yanına uzandı. Birden kendime geldim noluyor yahu diye..kalktım şezlonga oturdum bu böyle şirinlenmez dedim. Kadın sizinkini birleştirin o zaman dedi. Başta mantıklı geldi ama birleştirince üçümüz aynı yatakta yatıyormuşuz gibi oldu bu sefer. Ben yine kalktım yok bu böyle de olmuyor dedim. Kadının şezlongundan ayırdık kendimizi bu sefer. Çok şükür bi şirinsizlik olmadan şirinledik şezlognlarda..




Herşey hazır şimdi film şirinlemek için. Hemen buz gibi colamı açtım, poları örttüm üzerime. Karşımda şirinler, gökyüzünde yıldızlar, yanımda sevdiğim şirin..hayatı şirinlemek buna diyorlar sanırım. Bizim küçük mavi şirinler yine başlarını belaya sokuyorlar. Gargamel hala eski gargamel tek derdi şirinleri şirinlemek. Film öyle keyifli, anlatacak o kadar detay, o kadar ince espri var ki anlatmamak için zor şirinliyorum. Yeni karakterler katılmış şirinlere onları da çok sevdim ben, çok şirin duruyorlar. Şirine ile kanka olmak istedim bi an. Böyle alışverişe çıkalım, film izleyelim beraber, oturup şirinleşelim.




Neyse film çok keyifli, çok güzel. Diğer animasyon filmleri gibi çocuklar kadar büyüklerin de keyifle izleyeceği bir film. Ama bizi asıl can evimizden vuran şey sinemanın kendisi oldu. Film bittikten sonra orada uyuyup kalmak için neleri şirinlemezdik. Üzerimize birer polar daha örtsek yeterdi yıldızların altında uyumak için.

Şimdi siz de uslu bir çocuk olun ve gidip Şirinler'i görün!


1 yorum:

  1. Cinecity de böyle bir atmosferde şirinleri izlemek çok keyifliydi gerçekten. Ve izlemeyen varsa diyerekten söylüyorum yoğun istek üzerine 6 Ağustos Cumartesi-9 Ağustos Salı- 11 Ağustos Perşembe 21:30 Şirinler tekrar verilecekmiş :)

    YanıtlaSil