21 Aralık 2011 Çarşamba

Homend'den Yılın Faili "Aynebilim'e Şarap Açacağı Göndermek"


Sevgili Homend,
Bu nazik davranışın inan beni çok derinden etkilendi ama benim gibi cola'dan başka birşey içmeyen birine yılbaşında cola açacağı yerine bir şarap açacağı hediye etmen yılın faili olarak tarihe geçsin istiyorum :) Biliyorum yılbaşı ruhunu taşıdığı için gönderdiniz bana o açacağı ama inanın yılbaşı hindisi gönderseniz daha güzel olurdu:) Bu tasarım harikası şeyi termometre olarak mı kullansak, gece lambası olarak mı kullansak yoksa evi havalı göstersin diye dekor olarak mı karar vermekte zorlanırken en iyisi bunun değerini bilecek, şarap içmeyi benim cola içmem kadar çok seven dostlarıma hediye edeyim dedim. Merak etme onlar bu açacağın hakkını verecek ve onu hiç üzmeyecekler. Ayrıca onlar adına da teşekkür ederim sana. (Bir de o bilezik gibi sıcaklık ölçme aletini verirken çok üzüldüm, ne güzel vücut ısımı ölçüyordum:( elinizde ondan fazlalık varsa alabilirim.)


Şimdi önümüzdeki özel günleri ve bana ne gönderebileceğinizin bir listesini hazırlıyorum. Umarım bir yardımım dokunur ve bu iş yoğunluğunuzda birde aynebilim'e ne göndersek diye düşünmezsiniz.

14 Şubat Sevgililer Günü
Saç Düzleştirici
Böyle bir özel günde saçlarımın dümdüz ve güzel görünmesini istersiniz bence. Onun için beni kuaför köşelerinde bekletmemek için bana bir saç düzleştiricisi hediye edebilirsiniz. Üstelik sevgilim olacak adam bir hediye almazsa "bak bi Homend" kadar olamadın diyerek başının etini yiyebilirim!



23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
Meyve Sıkacağı
Minimini birlere, çalışkan ikilere taze sıkılmış meyve suyu servisi yapıp gelişimlerine yardımcı olmak hepimizin sorumluluğunda. Bu yüzden bana bir meyve sıkacağı hediye edebilirsiniz bence!



28 Nisan
Aşkımızın 1. yıldönümü
Kesin unutacak bu günü sevdiceğim o yüzden bari siz onun yerine bi kuzu şiş dürüm yanına da buz gibi kutu cola gönderin. Başka bişi gönderirseniz onun göndermediğni anlarım, hır çıkar! Hadi bu güzelliği de yapın bize.


1 Mayıs Doğum Günüm
Tost Makinesi
İşte bana hediye göndermeniz için mükemmel bir fırsat. Hep bu anı beklediniz biliyorum. Böyle özel bir günde, benim dünyaya gelişimin 17. yılında tabiki bana bir tost makinesi hediye etmek istersiniz. Düşünsenize 20 yıl sonra heyy gidi heyy daha dün gibi aklımda, kapı çalmıştı ve Homend'den bu tost makinesi doğum günü hediyesi olarak gelmişti diyeceğim!



Anneler Günü
Doğrayıcı
Aaaaa sen anne değilsin ama diyerek bunu yüzüme vuracak değilsiniz herhalde. Belki anne olamıyorum, belki kısırım bunu dile getirmek büyük bir saygısızlık olacağından bence anneler gününde bana o güzel doğrayıcılardan bir tanesini hediye edebilirsiniz.


19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı
Ütü
Gençliğimin baharında bana ütü yaptırmaya gönlünüz razı olmaz herhalde. O yüzden bu güzel ütünün yanında bir de her hafta ütü yapmaya gelecek bir yardımcı istiyorum!



30 Ağustos Zafer Bayramı
Mutfak Robotu
Millet olarak birlik ve beraberliğe en yoğun yaşadığımız bu güzel bayramda bana bir mutfak robotu hediye etmeniz hem vatana hem de millete hayırlı uğurlu olacaktır. Neden diye sorarsanız aybilemedim ben onu!


Ramazan Bayramı
Elektronik Aşçı
Sahurdu iftardı derken iyice yorulan bir insana yani bana en güzel hediye elektronik aşçıdır. Ben dinleneyim o yapsın yemekleri.


Kurban Bayramı
Elektirikli Izgara
İşte benim için en önemli bayramlardan biri. Gözümün önünden pirzolalar, ızgaralar geçiyor. Geçerken de Homend Elektrikli Izgara'ya uğrayıp offfff misss gibi koktu di mi??? daha fazla yazamayacam:(



29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
Su Isıtıcı
Ülkemde Cumhuriyet ilan edilmiş. Bundan daha güzel bir gün olabilir mi bana hediye vermek için. Ben olsam hiç düşünmeden bana o güzel su ısıtıcılardan birini hediye ederdim!



24 Kasım Öğretmenler Günü
Blender Set
Hiçbir yerde mesleğimi açıkladığımı sanmıyorum. Belki öğretmenimdir ihtimaliyle benci siz bana bir adet blender set hediye edin bu konuda halledilmiş olsun!



Yılbaşı
Sevgililer günüydü...23 Nisan'dı...Kurban Bayramı'ydı derken koca bir yılı bir nefeste. Şimdi gelelim en başa. Yılbaşında bizleri düşünüp bu güzel şarap açacağını hediye ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Bu açacak sayesinde birbirinden güzel ürünlerinizi tanıma fırsatım da oldu. Hediye alırken acaba nereye baksam listesine "Homend"de eklendi:) Mutlu bir yıl olması dileğiyle. Haaa o yukarıdaki listeyi unutun gitsin:) Bu arada bakın Gabi ne güzel anlatmış!

1 Eylül 2011 Perşembe

Aytung Haber "Show Tv'de yayınlanan Doktorlar dizisi ilk mezununu verdi."



Bütün sezon bölümlerini üst üste yayınlayarak tıp fakültelerindeki eğitime taş çıkartan "Doktorlar" dizisinin ilk mezunu 21 yaşındaki "Aynebilim" oldu!

Bütün gün evde tv başında oturan Aynebilim zapping yaparken Kutsi'yi yeşil ameliyathane kıyafetleriyle görünce birden hayatı değişti! Bu Kutsi mi yaaa diye çelişki yaşarken google'a sordu ve hayranı olduğu şarkıcının doktorluk yaptığını görünce neden ben de doktor olmayayım diye dizinin bütün bölümlerini izlemeye koyuldu. 30 günlük bir dizi izleme maratonunun ardından pratisyenlik derecesine yükseldiğini ve Show Tv'den bir mail alıp sınavlara girdiğini söyleyen Aynebilim sözlerine şöyle devam etti. "Biliyorum çoğunuz doktorlar dizisine rastlayıp yine mi bu yaaa diye burun kıvırıyorsunuz. Ama ben sizin yapmadığınızı yaptım ve bu gencecik yaşımda bütün sezon bölümlerini izleyerek doktor olmaya hak kazandım"

1990 doğumlu bir doktorun olması çoğu kesimi rahatsız ederken bu konu hakkında bir açıklamada bulunan "Türk Hekimleri Derneği" dizi izleyerek doktor olunmaz diye veryansında bulundu. Buna karşılık olarak Aynebilim ise "Onlar da haklı bir yerde, bu işe yıllarını verdiler. Önce tıp fakültesini kazanmak için çalışıp durdular, sonra 6 yıl okudular yok tus yok uzmanlık sınavı derken ömürlerini heba ettiler. Ama ben öyle mi? 21 yaşında tap taze bir hekimim ama mühim olan yaş değil kazanılan tecrübedir. En az onlar kadar bilgili olduğum düşünüyorum. Hayır düşünmüyorum buna eminim" dedi.

Peki diğer izleyicilere bir öneriniz var mı?
- Var var tabiki önerilerim var. Fazla su içmesinler çünkü reklam çok az çıkıyor ve tuvalete gitmeye pek vakti olmuyor insanın. Ayrıca ameliyathane sahnelerini daha dikkatli izlesinler mümkünse izlerken hazırlıklı olsunlar. Kesilmiş tavuk, iğne, iplik, makas, şırınga gibi malzemeler hep ellerinin altında olsun. Uygulama yapmadan çok zor bu diplomayı almaları.

Nasıl sorular geliyor okuyucularımıza biraz açıklar mısınız?
- Soruların hepsi dizi ile ilgili tabiki. Mesela bana 12. bölümün 34. dakikasını sordular ve hiç düşünmeden cevap verdim. Dakikası dakikasına ezberlemeleri gerekiyor. Uygulama genellikle ameliyatlardan geliyor. Evde sürekli marketten aldığım dondurulmuş tavuğu ameliyat edip durdum ve pratiklik kazandım. Bunlar çok önemli şeyler arkadaşlar. Umarım sizlerde benim gibi başarılı olup mezun olursunuz.

Peki bundan sonra ne olacak hayatınızda?
Bir çok özel hastaneden iş teklifleri alıyorum şu anda ama ben uzmanlık yapmak istediğim alanı daha belirlemedim. Uzmanlık alanı için biraz House izleyip ondan sonra karar vereceğim. Belki Somali'ye giderim biliyorsunuz orada doktora çok ihtiyaç var. Belki de Kutsi ile konserlere katılırım. Kafam çok karışık aslında biraz da Akasya Durağı izleyip taksici mi olsan diye de düşünmüyor değilim.

5 Ağustos 2011 Cuma

Uslu Bir Kız Olursan Şirinleri Bile Görebilirsin Dediler. Gördüm!



Blogger gösterimlerini, gala gecelerini, ön gösterimleri hiç sevmedim. Belki de filme gidenlerin filmi izlemek yerine dakka başı twit atmaları, daha filmden birşey anlamadan sırf dikkat çekmek için filmi yerden yere vurmaları, bedava sirke baldan tatlıdır tutumları yüzünden uzak durdum hep.

Youth Media'dan böyle bir davet gelince yine ön yargıyla yaklaşıp çeşitli bahaneler söyleyerek reddettim. Ama filmde benim küçük kahramanlarım oynuyordu. Bir tarafın hayır Ayn gitmeyeceksin derken diğer tarafım ama ben uslu kız oldum, şirinleri görmek benim de hakkım diye söylenip durdu. Hemen kilit soru olan sosyal medya'dan kaç kişinin davet edildiğini sordum. Bir elin beş parmağını geçmediğini duyunca "tamam o zaman ben varım" dedim.

Açık hava sineması deyince aklıma hemen Taş Devri gelir. Çakmaktaş ailesi ayaklarıyla sürdükleri arabalarını park edip film izliyorlar. CineCity'den içeriye girdiğimde bu düşünce yerini havuz kenarında güneşlenme sevdasına bıraktı anında. Ama bu sefer şezlognlar sinema keyfi için hazırlanmıştı. Üzerlerinde havlu yerine sıcacık polarlar vardı. Ben evden hazırlıklı çıkmıştım üşürüm açık havada diye ama CineCity konuklarını zaten düşünmüştü.




Avrupa yakasından gelince yemek yemeye fırsat bulamadık. Filmin başlamasına 15 dakika kalmıştı sinemaya geldiğimizde. Havuz kenarından gelen güzel kokuları takip edince kendimizi Bistro Color's'da bulduk. Vakit kısa olunca en hızlı ne yiyebiliriz diye sorduk ve o kadar leziz yemeklerin arasında tost yemek zorunda kaldık. Hayır tostda çok şirindi ama menü çok zengin olduğundan aklımız diğer şirinlerde kalmadı değil.




Her ne kadar yemekleri yerken perdeyi görsek de fragmanlar biter bitmez yerimize şirinlemek için kalkttık masadan. Ben sadece şezlonglarda bu keyif sanırken havuzun arka tarafında çimler üzerine uzanmış şirinleri görünce daha da şirinlendim.

İşin içinde ben varsam mutlaka orada bir tuhaflık olacaktır. Hızlı adımlarla koltuğumuza pardon şezlongumuza şirinledik..Herkes yerlerini almış keyifle ekrana bakıyor. Şezlognlar çiftler için çifter çifter şirinlemişler. Bizim şezlognda ise tek başına bir kadın yatıyor. Yan tarafta tekli bir şezlong var. Sizi böyle alsak, bu çift kişilik dedim. Önemli değil böyle izleyelim dedi. Ben tekli şezlonga yattım, benim şirin gitti kadının yanına uzandı. Birden kendime geldim noluyor yahu diye..kalktım şezlonga oturdum bu böyle şirinlenmez dedim. Kadın sizinkini birleştirin o zaman dedi. Başta mantıklı geldi ama birleştirince üçümüz aynı yatakta yatıyormuşuz gibi oldu bu sefer. Ben yine kalktım yok bu böyle de olmuyor dedim. Kadının şezlongundan ayırdık kendimizi bu sefer. Çok şükür bi şirinsizlik olmadan şirinledik şezlognlarda..




Herşey hazır şimdi film şirinlemek için. Hemen buz gibi colamı açtım, poları örttüm üzerime. Karşımda şirinler, gökyüzünde yıldızlar, yanımda sevdiğim şirin..hayatı şirinlemek buna diyorlar sanırım. Bizim küçük mavi şirinler yine başlarını belaya sokuyorlar. Gargamel hala eski gargamel tek derdi şirinleri şirinlemek. Film öyle keyifli, anlatacak o kadar detay, o kadar ince espri var ki anlatmamak için zor şirinliyorum. Yeni karakterler katılmış şirinlere onları da çok sevdim ben, çok şirin duruyorlar. Şirine ile kanka olmak istedim bi an. Böyle alışverişe çıkalım, film izleyelim beraber, oturup şirinleşelim.




Neyse film çok keyifli, çok güzel. Diğer animasyon filmleri gibi çocuklar kadar büyüklerin de keyifle izleyeceği bir film. Ama bizi asıl can evimizden vuran şey sinemanın kendisi oldu. Film bittikten sonra orada uyuyup kalmak için neleri şirinlemezdik. Üzerimize birer polar daha örtsek yeterdi yıldızların altında uyumak için.

Şimdi siz de uslu bir çocuk olun ve gidip Şirinler'i görün!


30 Haziran 2011 Perşembe

Karpuz


Yazmaktan sıkılıyorum buraya ama bunu unutmak istemiyorum..zaten 12 saat sonra hatırlamışım ne olduğunu en azından buraya not düşeyim..küçükken en sevdiğim şeylerden biriydi karpuz ama büyüyünce onun da tadı eskisi gibi değildi.. uyandığımdan beri canım karpuz istiyor, gözümün önüne tabak içinde çekirdekleri çıkartılmış karpuz geliyor..ne olduğunu anlamadan mutlu olup gülümsüyorum. biraz önce ablam elinde bir tabak karpuzla gelince canlandı gözümde sahne..masada oturuyoruz "O" çekirdeklerini çıkartıyor karpuzun..dilim dilim yapmış tabakta..kulağımda sesi "hadi ye kızım..ye kızım bak çok güzel"..özledim..hem de çok..